Gümüşhane’de yaşayan 38 yaşındaki yüksek mimar Ayşe Işık, İstanbul’daki 14 yıllık kariyerini noktalayarak baba ocağına döndü.
Çocukluk hayallerinin peşinden giden Işık, kuyumculuğun en zorlu dallarından biri olan ve değerli metallerin el işçiliğiyle şekillendirilmesi esasına dayanan sadekârlık mesleğine adım attı. Gümüşhane’de kendi atölyesini kuran Işık, hem toplumsal önyargıları kırıyor hem de mimari birikimini milimetrik takı tasarımlarına yansıtıyor.
Önyargıları Çekiç Sesleriyle Kırdı
Geleneksel olarak erkek egemen bir alan olarak bilinen kuyumcu tezgahına oturan Ayşe Işık, ilk başlarda yadırgansa da ortaya koyduğu eserlerle takdir topluyor.
Atölyesinde altın, gümüş ve platin gibi değerli madenleri ateş ve çekiçle şekillendiren Işık, üretim sürecinde yaşadığı zorlukları şu sözlerle aktarıyor: “İnsanlar o tezgahta erkek usta görmeye alışık olduğu için beni görünce şaşırıyorlar. Eli titreyerek yüzüğünü bırakanlar oldu ancak sonucun zarafetini görünce teşekkür ederek ayrılıyorlar.”
Devlet Bahçeli’ye Özel Tasarım: “Türk Mavisi ve Göktürk Alfabesi”
Ayşe Işık’ın sanat yolculuğundaki en önemli duraklardan biri de Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli için hazırladığı özel tasarım yüzük oldu. Milliyetçi Hareket Partisi Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük’ün talebiyle harekete geçen Işık, Türk kültürünün kadim izlerini takıya nakşetti. Tasarımda Türk mavisi renginde sıcak mine tekniği kullanılırken, yüzüğün üzerine Göktürk alfabesiyle Devlet Bahçeli’nin ismi işlendi.
Mimari Disiplin Takı Ölçeğine İndi
Yüksek mimarlık eğitimi ve tecrübesinin tasarımlarına büyük bir derinlik kattığını belirten Işık, sadekârlıkla mimarlığın özünde aynı olduğunu savunuyor. Binalar yerine artık hikayesi olan takılar tasarladığını ifade eden girişimci kadın, Gümüşhane’de kurduğu bu yeni hayatın kendisine büyük bir manevi tatmin sağladığını belirtiyor.

