GÜMÜŞHANE HAVA DURUMU
BİZE ULAŞIN 0456 347 53 19
SON DUYURULAR

Güncel

Unlupinar Beldesi

Modern İnsan Özgür Değil, Programlanmış! Dr. Mustafa Cankut Kurt’tan Ezber Bozan Medya Analizi

- +

Gümüşhane Üniversitesi tarafından düzenlenen “Üniversite Şehir Buluşmaları” kapsamında, İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Cankut Kurt, “Medya, Karar Verme ve Doğru Yolu Bulma Sürecinde Bizi Nasıl Etkiler”  konulu sunumunda medyanın birey üzerindeki manipülatif etkilerini ve karar verme süreçlerini nasıl ele geçirdiğini anlattı.

Gümüşhane Belediyesi Hüseyin Nihal Atsız Kültürevi’nde gerçekleştirilen programın moderatörlüğünü ise Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Arş. Gör. Furkan Ustakurt üstlendi.

Plaza İnsanı mı, Köylü Ayşe Teyze mi Daha Özgür?

Medyanın temel motivasyonunun bireyi “insanlıktan uzaklaştırmak” (dehümanizasyon) olduğunu belirten Dr. Kurt, sanılanın aksine en çok manipüle edilen kesimin eğitimli şehirli nüfus olduğunu savundu. Kurt, “Köydeki Ayşe teyzenin medya tarafından bu denli yönlendirilmesi söz konusu değil. Ancak yüksek eğitim görmüş, plazalarda çalışan modern insan tipi; neyi tüketeceğinden eş seçimine, tatil planlarından dini tercihlerine kadar tamamen medya tarafından şekillendiriliyor” ifadelerini kullandı. Bu insan tipinin “Türkiye’nin aydınlığını temsil ediyorum” derken aslında tamamen manipüle edilmiş bir kimliğe büründüğünü vurguladı. 

Habercilikteki kalite düşüşünü “anlamsızlaştırma” kavramıyla açıklayan Dr. Kurt, “Clickbait” (tık tuzağı) başlıkların haberin içini boşalttığını söyledi. Dr. Kurt, “Türkiye’nin en büyük gazeteleri, hiçbir içerik barındırmayan, 5N1K kuralından yoksun başlıklarla milyonları oyalıyor. Bir haberde tek bir unsurun eksikliği bile haber niteliğini kaybettirirken, biz her şeyin eksik olduğu bir noktadayız” dedi. Kurt, ayrıca medyanın sunduğu “sahte zekâ ve kişilik testleri” ile insanlara gerçek dışı bir üstünlük hissi pazarlandığını, bunun da bireyi bir illüzyonun içine hapsettiğini belirtti.

Algoritmik Hapishaneler: “Yankı Odaları

Sosyal medyadaki algoritma sisteminin insanları kendi görüşlerine hapsettiğini belirten Kurt, “Yankı Odası” tehlikesine dikkat çekti. Algoritmaların kullanıcıya sadece sevdiği içeriği sunduğunu, bunun da farklı görüşleri anlama imkânını ortadan kaldırarak toplumu kutuplaştırdığını ifade eden Kurt, “Bir sağcı ile bir solcu, bir ateist ile bir Müslüman oturup sohbet edebilmeli; ancak algoritma buna izin vermiyor, çünkü sevmediğiniz içerikle karşılaşırsanız platformdan çıkacağınızı biliyor” diye konuştu.

Çözüm Yasaklamak Değil, Nitelikli Üretim

Konferansın sonunda medyanın ekonomik ve stratejik gücüne de değinen Dr. Kurt, Türkiye’nin dijital dünyadaki potansiyelini şu rakamlarla ortaya koydu: “2025 yılı verilerine göre Türkiye, sadece oyun ihracatından 3.3 milyar dolar kazandı. 2030’lu yıllarda bu rakamın 30 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Medyayı sadece yasaklarla değil, nasıl daha kaliteli hale getirebileceğimizle tartışmalıyız. Bilgisayar oyunları ve dijital içerikler, Türkiye’nin dünyayı yakalaması için elimizdeki en güçlü araçtır.”

Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.

Haber: Burak Buğra Üzüm

YORUM GÖNDERYorumlarınızı göndermek için alt kısımdaki formu kullanabilirsiniz.