GÜMÜŞHANE HAVA DURUMU
BİZE ULAŞIN 0456 347 53 19
SON DUYURULAR

Güncel

Unlupinar Beldesi

Kelkit’te Hayvancılığa Can Suyu Olacak Fil Otu Hasadı Yapıldı

- +

Gümüşhane Üniversitesi, bölge hayvancılığını desteklemek ve yetiştiricilerin kaba yem maliyetlerini düşürmek amacıyla yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları kapsamında Kelkit ilçesinde fil otu deneme dikimi gerçekleştirdi.

Afrika kökenli olan ve yüksek kuru madde verimiyle öne çıkan bitkinin Kelkit iklimine uyumu ile kış soğuklarına karşı dayanıklılığı incelemeye alındı.

Doğan Besi İşletmesi Arazisinde 3 Metrelik Hasat

Çalışmalar kapsamında temin edilen bitki çelikleri, Doğan Besi İşletmesi arazisine dikilerek yetiştirilmeye başlandı. Bakımları titizlikle yürütülen ve boyu 3 metreyi aşan fil otları ilk hasat aşamasına ulaştırıldı.

Hasat sürecini yerinde inceleyen Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, üniversite bünyesindeki akademisyenlerin desteğiyle yürütülen projenin önemine dikkati çekti.

Prof. Dr. Oktay Yıldız, “Geçtiğimiz yıl bölgemizde hayvancılığa nasıl destek olabiliriz, yeni besin kaynaklarını nasıl bulabiliriz diye düşünürken fil otu adı verilen bitkiyle ilgili bir deneme yapmaya karar verdik. Üniversitemizdeki hocalarımızdan destek istedik. Bitkinin çeliklerini temin ederek Doğan Besi İşletmesinin arazisine diktik ve yetiştirilmesi için kendilerine emanet ettik. Sağ olsunlar, bitkilere çok iyi baktılar. Bugün 3 metreyi aşan boya ulaşan fil otlarını hasat aşamasına getirdik. Bu çalışma bir Ar-Ge araştırması. Fil otunu, yılda üç kez verim alınabilen mısıra alternatif bir kaba yem kaynağı olarak değerlendiriyoruz. Bitkinin bölgemizin kış şartlarını atlatarak yeniden gelişim göstermesi ve özellikle süt sığırcılığında yem olarak kullanılabilmesi hâlinde, çiftçilerimiz için alternatif bir ürün olmasını arzu ediyoruz. Şu ana kadar elde ettiğimiz sonuçlar gayet güzel. Hasat sonrasında bitkinin su, lif, nişasta, protein ve şeker içerikleri incelenecek. Doğan Besi İşletmesinde süt sığırcılığına yönelik besleme denemeleri de yapılacak. İlerleyen süreçte olumlu sonuçlar elde edersek fil otunun bölgemizde hayvancılıkta alternatif bir besin kaynağı olarak kullanılmasının önünü açmış olacağız. Ümit ediyoruz ki güzel sonuçlar alırız” dedi.

Gümüşhane Üniversitesi Kelkit Meslek Yüksekokulu Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halil Yolcu da yürütülen bilimsel çalışmanın detaylarını paylaştı. Tropikal kökenli bitkinin Ege ve Akdeniz’in ardından daha soğuk bir iklim olan geçiş iklimi koşullarına taşındığını belirten Prof. Dr. Halil Yolcu, mısır ile fil otu arasındaki farkları aktardı.

Tek Ekimle 20 Yıl Canlılık Ve Yüksek Verim Potansiyeli

Prof. Dr. Halil Yolcu, “Bölgemizde fil otu bitkisini deneme amacıyla yetiştirdik. Afrika’nın tropikal ve subtropikal bölgeleri kökenli olan bu bitki, zamanla Güney Amerika, Malezya ve Endonezya gibi bölgelere yayılmıştır. Ülkemizde Ege ve Akdeniz bölgelerinde fil otu üzerine çalışmalar yürütülürken biz bitkiyi daha soğuk bir iklime taşıyarak geçiş iklimi koşullarında nasıl bir performans göstereceğini araştırıyoruz. Fil otunu, bölgemizde yaklaşık 20 yıldır yetiştirilen silajlık mısırla karşılaştırdığımızda önemli farklılıklar görüyoruz. Silajlık mısır her yıl yeniden ekilirken fil otu bir kez dikildikten sonra 10 ila 20 yıl boyunca canlılığını koruyabiliyor. Bölge koşullarına bağlı olarak yılda 1 ila 3 kez biçilebiliyor. Kuru madde verimi bakımından silajlık mısırın yaklaşık iki katına ulaşabilen bitkiden, uygun koşullarda dekara 3 ila 6 ton kuru madde elde edilebiliyor. Küresel ısınmayla birlikte su kaynaklarının giderek önem kazandığı günümüzde fil otunun su ihtiyacının mısıra göre daha düşük olması da önemli bir avantaj” diye konuştu.

“Süt sığırcılığında yem maliyetlerinin azaltılmasına katkı sunabileceğiz”

Yolcu, yüksek verimi, su kısıtlılığına dayanıklılığı ve marjinal alanlarda yetişebilme potansiyeli sayesinde fil otunun bölgede yonca ve silajlık mısıra ilave bir kaba yem kaynağı olabileceğinin altını çizerek, “Protein oranı silajlık mısıra göre daha yüksek olsa da enerji değeri mısırdan biraz daha düşüktür. Bu nedenle fil otunu mısırın veya yoncanın doğrudan alternatifi olarak değil, mevcut yem kaynaklarını tamamlayacak ve üretim maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayabilecek bir ürün olarak değerlendiriyoruz. Çalışmamızdaki en önemli konu, fil otunun bölgemizin geçiş ikliminde kış şartlarından zarar görüp görmeyeceğidir. İlkbaharda diktiğimiz bitkileri şimdi biçeceğiz ve kış mevsiminin ardından gelişimlerini gözlemleyeceğiz. Beklediğimiz sonuçları elde etmemiz hâlinde araştırma sonuçlarını bölge çiftçilerimizle paylaşarak fil otu yetiştiriciliğinin yaygınlaşmasına öncülük etmeyi hedefliyoruz. Böylece özellikle süt sığırcılığında yem maliyetlerinin azaltılmasına katkı sunabileceğimizi düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Elde edilecek analiz sonuçlarına göre fil otunun kışı sorunsuz atlatması halinde Gümüşhane genelinde çiftçilere tavsiye edilmesi ve bölge hayvancılığına ekonomik katkı sunması planlandı.

YORUM GÖNDERYorumlarınızı göndermek için alt kısımdaki formu kullanabilirsiniz.