GÜMÜŞHANE HAVA DURUMU
BİZE ULAŞIN 0456 347 53 19
SON DUYURULAR

Güncel

Unlupinar Beldesi

Gümüşhane Gençlik Merkezi’nde Bir Kadın Dünyayı Değiştirebilir söyleşisi gerçekleştirildi

- +

Gümüşhane Gençlik Merkezi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında anlamlı bir söyleşi ve şiir dinletisine ev sahipliği yaptı.

Şair, eğitimci ve yazarlar Fatma Turan Karadeniz ile Sümeyra Dursun’un konuşmacı olarak katıldığı programda, kadının toplumdaki yeri, hak mücadelesi ve toplumsal farkındalık konuları derinlemesine ele alındı.

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Fatma Turan Karadeniz, kadın olmanın sadece biyolojik bir durum değil, köklü bir “emek ve şefkat yolculuğu” olduğunu ifade etti. Kadını toplumsal sistemin işleyişini sağlayan bir “ana tuş” olarak nitelendiren Karadeniz, yaşamın devamlılığı ve varoluşun ilerleyişinin tarih boyunca tamamen kadına atfedildiğini belirtti.

Kadının doğası gereği bir inşa edici ve üretici olduğunu vurgulayan Karadeniz, kadın faaliyetlerinin sadece ev hayatıyla sınırlandırılmasının toplumun bir kanadının eksik kalması anlamına geldiğini söyledi.

Karadeniz konuşmasında, hukuktan siyasete, sanattan sosyal hayata kadar her alanda kadınların imza attığı üstün başarıların, aslında toplumsal kalkınmanın temel motoru olduğunu hatırlattı.

8 Mart: Bir Direnişin ve Hak Arayışının Tarihi

Söyleşinin en can alıcı noktalarından biri de 8 Mart’ın tarihsel kökenlerine ayrılan bölümdü. Günün sembolik bir kutlamadan çok daha derin anlamlar taşıdığını anımsatan Fatma Turan Karadeniz ve Sümeyra Dursun, 1908 yılında New York’ta 15 bin kadın işçinin “daha kısa çalışma saatleri, daha iyi ücret ve oy hakkı” talebiyle başlattığı büyük direnişin önemine dikkat çekti.

Bu anlamlı günün, Clara Zetkin’in önerisi ve Birleşmiş Milletler’in onayıyla uluslararası bir “dayanışma ve ses duyurma” gününe dönüştüğü vurgulandı. Konuşmacılar, bu tarihin popüler kültür tarafından “hediye alma gününe” indirgenmesine karşı çıkarak, özünde bir hak arama mücadelesi yattığını katılımcılara yeniden anımsattı.

Özgürlük Tanımı: Kendi Kararını Verebilme Gücü

Programın en dikkat çekici bölümlerinden birini, özgürlük kavramının modern toplumdaki karşılığının yeniden tanımlanması oluşturdu.

Özgürlüğün sadece dışsal kısıtlamaların yokluğu anlamına gelmediğini belirten konuşmacılar; asıl özgürlüğün bireyin nitelikli eğitim alabilmesi, toplumsal baskı hissetmeden kendi kararlarını verebilmesi ve onurlu bir hayat sürebilmesi olduğunu vurguladı.

Özellikle genç kızlar üzerindeki geleneksel ve sosyal baskılara değinen Fatma Turan Karadeniz ve Sümeyra Dursun; bir kadının eğitim, kariyer veya evlilik gibi hayati konularda tercihlerini özgürce yapabildiği ölçüde gerçek özgürlükten bahsedilebileceğini ifade etti. Konuşmacılar, bireyin kararlarına sürekli müdahale edilen bir iklimde, kişisel bir tercihten ziyade ciddi bir toplumsal sorunun varlığına dikkat çekti.

Şiddete Karşı “İnsan Olma İlmi” ve Aile Eğitimi

Kadına yönelik şiddetin toplumun en derin yarası olduğu ifade edilen söyleşide Fatma Turan Karadeniz, çözümün sadece akademik kariyerde veya yasal düzenlemelerde değil, “insan olma ilmi”nde yattığını savundu.

Şiddet döngüsünü kırmanın temel yolunun aile içindeki eğitimden geçtiğini belirten Karadeniz, özellikle erkek çocuklarının yetiştirilme tarzına dikkat çekti. Erkek çocuklarına kadının bir nesne değil, bir insan ve yol arkadaşı olduğunun, saygının ise bir tercih değil zorunluluk olduğunun öğretilmesi gerektiğini söyledi. Karadeniz, çocuklara sınırların ve kimsenin vazgeçilmez olmadığının öğretilmemesi durumunda, bu pedagojik eksikliğin ileride telafisi güç şiddet olaylarına dönüşeceği uyarısında bulundu.

“Göstermelik” Kutlamalara Eleştiri: “Biz Çiçeğin Kendisiyiz”

8 Mart’ın sadece bir çiçek alma veya sosyal medya paylaşımı yapma gününe indirgenmesi Fatma Turan Karadeniz tarafından sert bir dille eleştirildi. Gerçek değerin bir fotoğraf karesine sığdırılamayacağını ifade eden Karadeniz, popülerlik uğruna yapılan paylaşımların samimiyetten uzak olduğunu dile getirdi. Karadeniz, “Bir kadına sadece çiçek almak nezakettir ama asıl mesele o kadının emeğini görmek, fikrine değer vermek ve varlığını fark etmektir. Biz zaten yeryüzünün çiçekleriyiz; erkeklerden beklenen ise sadece gölge etmemeleri ve destekleyici birer yol arkadaşı olmalarıdır” diyerek alkış topladı.

Karakter, Ahlak ve “Omurga Sahibi Olmak”

Söyleşide ahlakın cinsiyetten bağımsız, her bireyde bulunması gereken evrensel bir değer olduğunu vurgulayan Fatma Turan Karadeniz ve Sümeyra Dursun, karakterin önemi üzerinde durdu. Gerçek saygınlığın dürüstlükten ve ilkeli bir duruştan geldiği ifade edilen programda, bir insanın mutlaka sağlam bir karaktere ve “omurgaya” sahip olması gerektiği belirtildi.

Ahlakın, dışsal bir denetimden ziyade kişinin kendi vicdanıyla hesaplaşması olduğu hatırlatılarak şu kritik soru yöneltildi: “Toplum olarak ahlaklı ve ilkeli nesiller yetiştirebiliyor muyuz? Önce kendimizi bu noktada sorgulamalıyız.”

“Zinciri Kırmak Bizim Elimizde”

Programın kapanış bölümünde, kadınların yaşadığı zorluklarla başa çıkma ve içsel onarım yöntemleri üzerine tavsiyelerde bulunuldu. Yazmanın, doğayla iç içe kalmanın veya olaylara farklı perspektiflerden bakabilmenin iyileştirici gücü paylaşıldı. Fatma Turan Karadeniz ve Sümeyra Dursun, “Önemli olan o baskı ve alışılmışlık zincirini kırmaktır” diyerek; aileden gelen şiddet veya baskı döngüsünü kırmayı başaran her bireyin, aslında sadece kendi hayatını değil, gelecek nesillerin de kaderini kurtardığını belirterek katılımcılara umut dolu mesajlarla veda etti.

Haber: Burak Buğra Üzüm-Buse Açır
Fotoğraf: Buse Açır
 

Gümüşhane Gençlik Merkezi’nde "Bir Kadın Dünyayı Değiştirebilir" söyleşisi gerçekleştirildi 2
Gümüşhane Gençlik Merkezi’nde "Bir Kadın Dünyayı Değiştirebilir" söyleşisi gerçekleştirildi 3

Gümüşhane Gençlik Merkezi’nde "Bir Kadın Dünyayı Değiştirebilir" söyleşisi gerçekleştirildi 4
Gümüşhane Gençlik Merkezi’nde "Bir Kadın Dünyayı Değiştirebilir" söyleşisi gerçekleştirildi 5

YORUM GÖNDERYorumlarınızı göndermek için alt kısımdaki formu kullanabilirsiniz.